Rektörlerimiz

Isparta'da yıllar önce başlayan üniversiteleşme çabalarının meyvesi 1992 yılında kurulan Süleyman Demirel Üniversitesi'dir. Türkiye'nin çesitli illerinde 22 yeni üniversitenin kuruluşunu düzenleyen 3837 sayılı yasa 11 Temmuz 1992 'de yürürlüğe girer ve Isparta kendi üniversitesine kavuşur.

Başlangıçta “Isparta Üniversitesi” veya bu bölge adından esinlenerek düşünülen “Göller Üniversitesi” isimlerinden birisiyle adlandırılacağı beklenen üniversitenin ismi Süleyman Demirel’in yakın çalışma arkadaşlarının son anda yaptığı teklifin kabul görmesiyle “Süleyman Demirel Üniversitesi” olarak belirlenir.Üniversite kurucu rektörlüğüne Marmara Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Ögretim Üyesi Prof. Dr. Hasan GÜRBÜZ atanır.

Prof. Dr. Hasan GÜRBÜZ Dönemi

Süleyman Demirel Üniversitesi, kuruluş kanununda yer alan 12 fakülte, 4 enstitü ve 4 yüksekokuluyla yeni kurulan üniversiteler arasında en büyük kapasiteye sahip bir kurum olarak doğar. Bu düzenlemeyle ilk etapta Isparta Mühendislik Fakültesi “Mühendislik Mimarlik Fakültesi” adıyla, Eğirdir Su Ürünleri Yüksekokulu “Eğirdir Su Ürünleri Fakültesi” adıyla, Burdur Eğitim Yüksekokulu “Burdur Eğitim Fakültesi” adıyla, Isparta ve Burdur’ daki Meslek Yüksekokulları ise kendi adlarıyla Süleyman Demirel Üniversitesi’ne bağlanırlar. Ayrıca doğrudan Akdeniz Üniversitesi’ne bağlı olan Yalvaç Meslek Yüksekokulu da aynı yılın sonlarında SDÜ’ye bağlanır.

Bu dönemde başta valilik olmak üzere bütün kamu kurum ve kuruluşlarıyla yoğun bir iş birliği yapılır. Herkes yeni kurulmuş olmanın romantizmi ve heyecanı içerisindedir. Mesai kavramının gözetilmediği bu hızlı çalışmada ilk etapta doğu kampüsündeki kamulaştırmalar tamamlanır. Birkaç yapıyı saymazsak badem ağaçları ve geven otlarından başka bir şeyin bulunmadığı Çünür Kampüsü’nde yeni inşaatlar başlar. Oditoryum, Kütüphane ve Mediko Sosyal binası, ardından projelendirilmesi önceden yapılmış yatırımlar birer birer ihale edilir. Kampüs adeta bir şantiyeye dönüşür. Hızlılık sadece yapılaşmada değildir. Birbiri ardına açılış kararları alınan akademik birimlerin sayısı kısa sürede 20’ye ulaşır.


1993’te Fen Edebiyat, İktisadi ve İdari Bilimler, İlahiyat ve Tıp Fakülteleri, Fen, Sosyal ve Sağlık Bilimleri Enstitüleri ile Sağlık Yüksekokulu açılır. Devlet Hastanesi'nin eski yapı taş binasında Araştırma ve Uygulama Hastanesi kurulur ve sağlık hizmeti sunmaya başlar. 1994 yılında Güzel Sanatlar, Teknik Eğitim ve Ziraat Fakülteleri ile Sütçüler, Keçiborlu ve Senirkent ilçelerinde yeni Meslek Yüksekokulları, 1995’de ise Diş Hekimliği ve Orman Fakülteleri ile Uluborlu, Eğirdir, Şarkikaraağaç ve Bucak’ta Meslek Yüksekokullari açılır.

Çeşitli bilim alanlarında araştırma ve uygulama çalışmalarına zemin oluşturmak üzere Radyo Televizyon, Yabancı Diller, Stratejik Araştırmalar, Atatürk ilkeleri ve inkilap Tarihi, Müzik Kültürü, Deprem Araştırma ve Uygulama Merkezleri ile Deneme Çiftliği de bu dönemde faaliyete geçen akademik birimler arasındadır.

Prof. Dr. Hasan Gürbüz iki yıllık kurucu rektörlük döneminin sonunda 4 yıl süreyle rektörlüğe ikinci kez atanır. Ancak 1 Mart 1996’da geçirdiği elim bir trafik kazasında hayatını kaybeder ve aramızdan ayrılır. Üniversite ve şehir ilk büyük acısinı yaşar. Boşalan SDÜ Rektörlüğü’ne Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğretim üyelerinden Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçi atanır.

Prof. Dr. M. Lütfü ÇAKMAKÇI Dönemi

Bu dönemde çabalar, inşaatların tamamlanmasına ve yeni projelerin başlatılmasına yönelik olacaktır. İki yeni eğitim binası ile birlikte her türlü bilimsel ve sosyal etkinliğe ev sahipliği yapabilen Oditoryum ve Mediko-Sosyal Merkezi bitirilerek hizmete açılır. Tamamlanan merkezi kütüphaneye bir vefa örneği olarak Prof. Dr. Hasan Gürbüz’ün adı verilir. Öğrencilerin önemli bir ihtiyacına cevap vermek üzere çok sayıda spor alanı ve tesisi ile Eğirdir ilçesindeki Mavi Göl Uygulama Oteli kısa sürede çağdas bir konaklama tesisi haline getirilerek hizmete sokulur. Bugün Konukevi olarak adlandırılan bu tesisler halkasına takip eden yıllarda Isparta Konukevi de eklenir. Temel bilimlerde spesifik araştırma ve deneylerin yapılabildiği Merkezi Araştırma laboratuvarı, bugün Enstitü haline dönüşen Pomza Araştırma ve Uygulama Merkezi, CAD-CAM, Seramik, Bilgisayar Bilimleri, Jeotermal Enerji Kaynakları, Yenilenebilir Enerji Kaynakları bu dönemde SDÜ’nün bilimsel atmosferini gerçekten zenginleştiren birimler olarak öne çıkarlar. Ziraat Fakültesi’yle ilgili Danabank, Ünsüt ve Çiftçi Eğitim Merkezi projeleri ve Ar-Ge projesi olarak TEKMER hayata geçirilir. Merkezi derslikler ile bir çok fakültenin doğu kampusündeki bina inşaatları hız kazanır.

Bu dönemin diğer önemli bir hamlesi ise Araştırma ve Uygulama Hastanesidir. Bugün dahi ülkemizin en modern sağlık kuruluşlarından biri kabul edilen hastane Üniversitemize ilgisini hiç esirgemeyen 9. Cumhurbaşkanımız Sayın Süleyman Demirel’in verdiği destek ve sağladığı itibar sayesinde 14 ay gibi kısa bir sürede yapılır.

Bu arada hastanenin yarattığı heyecan hayırseverlerin üniversiteye bir şeyler kazandırmak amacıyla kolları sıvamalarına da vesile olur. Önce Sabancı Ögrenci Yurdu, ardından Şevket Demirel’in katkılarıyla yapılan ve araştırma uygulama hastanesinin çok önemli bir ünitesi olan Kalp Merkezi hizmet vermeye başlar. Kalp Merkezi’nden sonra Ispartalı yardımsever Zehra Ulusoy’un katkılarıyla Kanser Tanı ve Tedavi Merkezi kurulur ve hizmete açılır. Selahattin Karasoy ise Uluborlu ilçesindeki Meslek Yüksekokulu’na yeni binalar kazandırır. Benzer çalışmalar Bucak ilçesinde de yoğun şekilde yaşanır.

Büyüyen ve gelişen SDÜ 2000’li yillara girerken kabına sığamadığının da farkındadır. SDÜ’nün öncülüğünde ADIM (daha sonra ADIMA) Projesi hayata geçirilir ve Aydın Adnan Menderes, Denizli Pamukkale, Muğla ve daha sonra Afyon Kocatepe Üniversitelerinin katılımıyla bir konsorsiyum oluşur. Birlikten güç yaratmak gibi önemli bir amaçla atılan bu adım başka üniversitelere de model olacaktır.

Bu arada Üniversitenin yurtdışı ilişkileri de hızlanır ve bir çok yabancı üniversite ile karşılıklı işbirligi ve değişim protokolleri imzalanır. İçlerinde devlet başkanlarının da yer aldığı yurt içi ve yurt dışından bir çok isme üniversitenin fahri doktora payeleri verilir.

Prof. Dr. M.Lütfü ÇAKMAKÇI 'nin iki dönem devam eden rektörlük süresi sona erdikten sonra, SDÜ Rektörlüğü’ne 2004 yılında uzun yıllar bu üniversitede Araştırma ve Uygulama Hastanesi’nin Başhekimliğini de yapan Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar atanır.

Prof. Dr. Metin Lütfi BAYDAR Dönemi

Bu dönemde üniversitenin nicel anlamdaki büyümesinin aynı zamanda nitelikli hale getirilmesi hedeflenir. Bazı fakültelerde yeni bölümler bu anlayışla açılır. Üniversitenin adeta çekirdeğini oluşturan Mühendislik Mimarlık Fakültesi’nin atak yapması için çabalar burada yoğunlaşır. Şehir – Bölge Planlama, Bilgisayar ve Endüstri Mühendislikleri gibi günümüzün ilgi gören bölümleri açılır. Teknik Eğitim Fakültelerinin kapanma kararından sonra güçlü bir mesleki ve teknik eğitim verebilmek için Teknoloji Fakültesi açılır. Fen – Edebiyat Fakültesi’nde yörenin tarihsel zenginliği ile örtüşen Arkeoloji Bölümü ile Coğrafya ve Felsefe Bölümleri açılır.

Bu arada Meslek Yüksekokullarında eski ve yeni programlar bir revizyona tabi tutulur. Isparta’nın ve birçok ilçesinin bölgesel kalkınma ve modernleşme projelerine destek olmak amacıyla el sanatlarından şarapçılığa, yapı denetiminden takı tasarımına kadar geniş bir yelpazede yeni programlar hayata geçer. Sağlık Yüksekokulu Fizik Tedavi ve Spor Bilimleri gibi ilgi gören bölümlerle yeniden yapılandırılır ve bu okul Sağlık Bilimleri Fakültesi adını alır. İlçelerde Meslek Yüksekokullarına yeni binalar kazandırmak için yerel yönetimlerin ve halkın destek vermesi yönünde kampanyalar başlatılır. Çok sayıda ilçede bu işbirliği çabalarının ilk meyveleri alınır ve örnek sayılabilecek destekler sağlanır. Lisans seviyesinde eğitim verecek olan Yalvaç’ta Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu ile Isparta’da önlisans eğitimi verecek Adalet Meslek Yüksekokulu açılır.

2006 yılında Türkiye’de yeni üniversiteler açılır. 2 tane ilin geniş coğrafyasına yayılmış olan ve çok sayıda akademik birimi bulunan SDÜ artık oğul vermek durumundadır. Yeni üniversiteler paketinde Burdur’da Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi kurulur ve anaç kuruluş konumundaki SDÜ’ den devralınan yapısal ve kültürel miras sayesinde bu üniversite yetişkin bir kurum olarak doğar. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin ayrılmasından sonra SDÜ de yeni bir Eğitim Fakültesi kurulur. SDÜ Enstitülerine bir yenisi olan Su Enstitüsü eklenerek sayı beşe yükselir.

Yeni bir birim olarak Hukuk Fakütesi açılır ve Ispartalı hayırsever işadamlarının desteği ile Hukuk Fakültesinin yeni binasının temeli atılır. Ayrıca İlahiyat Fakültesinde öğrencilerin araştırma yapacağı personelin, üniversite hastanesinde tedavi gören hasta ve yakınlarının faydalanabileceği Araştırma Uygulama Camii inşaatının temeli atılır.

Henüz az sayıda üniversitenin başarabildiği ve üniversiteleri bölgenin ve sanayinin lokomotifi haline getirebilecek çağdaş projelerden biri olarak daha önce temelleri atılan Göller Bölgesi Teknokenti kurulur ve burada Isparta sanayicileriyle üniversitelilerin beklenen buluşması sağlanır.

Üniversitelerin genç beyinler üzerindeki etkisinde eğitim kadar önem taşıyan başka bir unsur da hiç şüphesiz kampüs ortamlarında yaratılan akademik atmosferdir. SDÜ bu yönde de önemli adımlar atar. Batı ve doğu kampüslerinde şekillenmeye başlayan peyzaj çalışmalarıyla, ulaşım ve çevresel aydınlatmalarla ışıl ışıl bir kampüs yaratılır.

Enka’nın katkılarıyla Batı yerleşkesindeki bütün binalar çağdaş yapı elemanlarıyla yeniden giydirilir ve bu yerleşke daha nezih bir fotoğrafa kavuşur.

Bu arada Doğu yerleşkesinde merkezi derslikler binası, merkez kütüphanesi ve sadece bölgenin değil ülkemizin en büyük ve nitelikli kapalı spor komplekslerinden sayılan Atatürk Spor Salonu ve Yüzme Havuzu Tesisleri hızla tamamlanır. Kabına sığmayan hastaneye rahatlık sağlamak amacıyla başlatılan radyoterapi ünitesi ve onkoloji binası bitirilir. Yerleşkenin “Taş Kafe” si olarak tanınan nostaljik yapı “Kültür evi” haline getirilerek gelecekteki SDÜ Müzesinin nüvesi atılır. Ayrıca şehir merkezinde bulunan ve Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarına tanıklık etmiş olan Demiralay Konağı yeni bir misyon daha yüklenerek üniversitenin Sanat Evi olur. SDÜ Araştırma - Uygulama Otellerinin bir zinciri olarak hem kış sporcuları hem de futbol kulüplerinin kamp tercih alanlarının içerisinde olan SDÜ Davraz Konuk evi açılır.

SDÜ’nün fahri doktora payelerine toplumsal katkı ödülleri de eklenerek iş ve sanat dünyasında başarı öyküleri yaratan çok sayıda sima üniversitenin ağır misafirleri olur ve SDÜ adını dünyanın dört bir tarafına taşırlar.
Akademik büyümenin yanında SDÜ sosyal ve bilimsel açıdan da sevindirici hamleler yapar. Modern yönetim anlayışının en önemli uygulamalarından biri sayılan Stratejik Planını yapar ve bunu kurumsallaştıran ilk üniversitelerden biri olur. Avrupa Birliği uyum sürecini yaşayan Türkiye’nin hedeflerine paralel bir şekilde Avrupa Üniversiteler Birliği’ne dahil olarak diplomalarında onun etiketini taşıyabilme hakkını elde eder. 

TÜBİTAK gibi önemli bir kurumun Kariyer Projeleri sıralamasında tüm üniversitelerin içerisinde ilk üçe girer. Sokrates, Erasmus gibi programlar çerçevesinde çok sayıda öğrenci ve öğretim elemanı değişim projelerini hayata geçirir, başta hastane olmak üzere birçok akademik biriminin gönderlerine kalite bayrağını çeker. Uluslararası Katılımlı Rektörler toplantısı Türkiye de ilk defa Süleyman Demirel Üniversitesi’nde yapılır.

Prof. Dr. Hasan İBİCİOĞLU Dönemi

Üniversitemiz 3. Rektörü Prof. Dr. Metin Lütfi Baydar’ın Mart 2011’de milletvekili adaylığı için Rektörlük görevinden ayrılmasının ardından, 15 Nisan 2011 tarihinde gerçekleştirilen rektörlük seçiminde dokuz aday arasından en fazla oyu alan dönemin İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Hasan İBİCİOĞLU, 9 Mayıs 2011 tarihinde, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 130. ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13. maddeleri uyarınca Cumhurbaşkanı Abdullah GÜL tarafından Üniversitemiz Rektörlüğüne atanarak, SDÜ Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde, 17.05.2011 tarihinde gerçekleştirilen devir - teslim töreniyle göreve başlar.

20 Nisan 2015 Rektörlük seçimleri sonrası, 8 Adayın yarışıp 934 öğretim üyesinin oy kullandığı seçimlerde en yüksek oyu alan Prof. Dr. İlker Hüseyin ÇARIKÇI’ nın seçimleri kazanması ve Cumhurbaşkanımızın 15 Mayıs 2015 tarihli atamasına kadar görevini sürdürür.

Prof. Dr. İlker Hüseyin ÇARIKÇI Dönemi: (2015-2019)

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 130’uncu ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu’nun 13’üncü maddeleri uyarınca, Yükseköğretim Kurulu’nun önerdiği adaylar arasından, 15 Mayıs 2015 tarihinde üniversitemizin 5. dönem rektörlüğüne İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi “Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı” atanır.

Rektör Çarıkçı döneminde, “İlham Veren Üniversite” mottosu ile çıkılan yolda, üniversitenin tarihsel gelişim sürecinde devralınan nitelikli ve insan odaklı bir eğitim öğretim anlayışının daha da ileriye taşınması yönünde çalışmalar gerçekleşmiştir. Üniversitenin birikimi yenilikçi fikirler ile sentezlenir.

Kurtuba vizyonunu temel alan bu dönemde en ön plana çıkan unsur öğrenciyi asli unsur gören öğrenci odaklılıktır. Geçen dört yıllık süreçte yapılan tüm çalışmaların ana ekseni sadece SDÜ’lü olmaktan memnuniyet duyulan bir öğrenci algısı oluşturmanın ötesinde SDÜ’yü öğrenci, çalışan ve vatandaşlarımız için gurur kaynağı yapmak olmuştur.

Bu süreçte, etkin bir eğitim-öğretim ortamı sağlayabilmek için tüm akademik imkânlar seferber edilerek “Bilgi Merkezi” güçlendirilmiştir. Bilgi; üniversitenin varlığı, araştırma ve öğrenmenin ocağıdır. Bu ocak 24 saat hiç durmadan tüterse bilim üretilir. Bu perspektifle dijital çağın/neslin gereklerine uygun biçimde, modern donatılarla desteklenen Bilgi Merkezi 7/24 kullanıma açılmıştır. Veri tabanları geliştirilmiş, dijital saklama/tarama donanımları eklenmiş, ödünç alma dijitalleştirilmiş, öğrencilerin her türlü kitaba dijital ortamda kolay erişimini sağlayan uygulamalar hayata geçirilerek yeni bilgilere ulaşmalarının önü açılmıştır. Bilgi Merkezindeki ücretsiz çorba, çay, kahve ikramları ile ihtiyaçları karşılanan öğrenciler için “Kütüphane” böylelikle hem gündüz hem de gece çalışmak için cazip bir ortama yani bilgi ocağına dönüştürülmüştür.

Bu dönemde, Üniversitede aidiyet duygusunu artırmayı hedefleyen, fikir üretme, ürün geliştirme ve tasarım süreçlerine öğrencilerin de dâhil olduğu, yaratıcı fikirlerin ürüne dönüştürüldüğü “SDÜKKAN” hayata geçirilmiştir. Aynı amaçla, Üniversitenin ilk binası olan, Üniversitemizin kuruluşundan izler barındıran “TAŞ-Kafe”, bir kültür restorana dönüştürülerek yeniden Isparta’ya ve SDÜ’ye hizmet vermeye başlamıştır.Mezun ve mezun olacak öğrencilerimiz için kariyer planlarını doğru yönlendirmek için bir “Kariyer Merkezi" açılmıştır. Ayrıca, “Mezun Takip Sistemi” oluşturulmuş; bu sistem ile üniversitede aidiyet çalışmaları kapsamında çeşitli etkinlikler düzenlenmiştir.

Hızla büyüyen ve 2023 vizyonu doğrultusunda ilerleyen Türkiye’nin ihtiyaçlarına cevap verecek “Sivil Havacılık Yüksekokulu”, “Devlet Konservatuvarı”, “Atayalvaç Sağlık Hizmetleri MYO”, “Spor Bilimleri Fakültesi ”, “Eczacılık Fakültesi” gibi önemli akademik birimler açılmıştır.

Bu dönemde üniversitenin büyümesini destekleyen, rekabet gücünü artıran ve araştırma ufkunu açan çalışmalar üzerinde de odaklanılmıştır. Temel öngörü yenilikçi ve girişimci bir eko-sistemin inşasıdır. Çağa ve teknolojiye uyum sağlayabilen, Ar-Ge ve inovasyon odaklı “Yenilikçi Teknolojiler Araştırma ve Uygulama Merkezi” ile Üniversitemiz bünyesindeki teknoloji temelli araştırma merkezleri tek çatı altında toplanır. Ayrıca, Teknokent bünyesinde “TTO (Teknoloji Transfer Ofisi)” ve “Kuluçka Merkezi” açılır. Dünyada üretilen bilginin ve teknolojinin üniversite öğrencileri ve bölge sanayisi ile buluşturulması kapsamında KÜSİ bünyesinde üniversite-sanayi işbirliği geliştirilir. Araştırma odak alanları belirlenir ve bununla uyumlu YÖK 100/2000 programında Türkiye çapında başarı elde edinilir.

Yerleşkede öğrenciler için yeni ve özgün kullanım alanları oluşturulmuş ve “estetik, engelsiz ve yaya dostu bir yerleşke modeli” için bir dizi çalışma yapılmıştır. “Daha yeşil ve daha çevreci bir üniversite” için oluşturulan yeşil alanlara, 20 binden fazla fidan dikilmiş, ağaçlandırma ve “yeşil yerleşke” çalışmalarına önem verilmiştir. Bisiklet yolları tasarlanmış ve uygulanmıştır. Öğrencilerimizin Batı yerleşkesinde yurtlar bölgesine daha kolay ulaşmalarını sağlayan çeşitli fiziki uygulamalar gerçekleştirilmiştir. SDÜ Doğu Yerleşkede "II. Kılıçaslan Camisi" hizmete açılmıştır. İİBF Fakültesi’nin yeni binası bitirilmiş eğitim-öğretime kazandırılmıştır. Batı yerleşkesinde merkezi derslikler ve yeni yemekhane binası olarak hizmet verecek yapının inşaatına başlanmıştır. SDÜ öğrencilerinin hafızasında iz bırakmak, unutmamak ve unutturmamak adına, terörle mücadelenin simgesi olan, 15 Temmuz Şehitlerimizin anısına SDÜ Batı yerleşkesinde “15 Temmuz Şehitler Anıtı” açılmıştır.

Üniversitenin görünürlüğünü ve saygınlığını arttırmak bu dönemin önemsediği konulardandır. Sanat ve kültür tesisleri ile yeşil ve açık alanları arttırmak bunlar arasındadır. SDÜ öğrencilerinin sosyo-kültürel farkındalıkları için, Güzel Sanatlar Fakültesi, Tiyatro Kulübü gibi SDÜ bünyesinde pek çok tiyatro gösterisi sahneye konulmuş; hatta bu eserler Isparta köylerinde sahnelenerek “sosyal sorumluluk” projelerine dönüştürülmüştür. Bununla birlikte, ulusal çapta isim yapmış özel tiyatroların ve devlet tiyatrolarının pek çok eseri SDÜ’de sahnelenmiş; öğrenciler ve halkla buluşturulmuştur. Yine aynı amaçla açılan pek çok sergi de üniversite içinde ve dışında ses getiren sanatsal ve kültürel çalışmalar arasındadır. Öğrencilerin bölgeyi tanımasına yönelik keşif Isparta programı ile ücretsiz yerel destinasyonlar hafta sonları tanıtılmıştır.

SDÜ sadece eğitim-öğretimle değil topluma yön verme misyonu ile de öncüdür. Bu dönemde, ülkemizin yetiştirdiği ünlü sanatçılarımız, siyasetçilerimiz, hayırseverler, gazetecilerimiz, bilim insanlarımız, sivil toplum örgütlerinin önde gelen isimleri; kısaca topluma yön ve ilham veren isimler, “toplumsal katkı ve fahri doktora payeleri” ile onurlandırılmış ve üniversitemizde engin birikimlerini ve hayat görüşlerini öğrencilerimizle ve halkımızla paylaşarak, ilham vermeleri sağlanmıştır.

“Üniversite şehri - şehir üniversitesi” ilişkisini güçlendirmek yönünde de bazı çalışmalar gerçekleştirilmiştir. Üniversitemiz öğrencilerin de pratik yapmasına olanak sağlayan “Radyo Televizyon AUM (RATEM)” hizmete açılmıştır. “Radyo SDÜ” olarak karasal yayına bağlanılmış ve üniversitenin sesi olarak Isparta’ya kazandırılmıştır.

Isparta’yı bir sağlık şehrine dönüştüren “SDÜ Hastanesi” ne nitelikli yeni birimler eklenmiştir. “SDÜ Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi” de olmak üzere yeni üniteler ve aletlerle güçlendirilen sağlık alanındaki birimlerin akademik altyapıları da güçlendirilmiştir. Ayrıca, “Engelsiz Ağız ve Diş Sağlığı Hastanesi”ni hayata geçirebilmek için somut çalışmalar gerçekleştirilmiş; 2020 yılında engelli hastalara umut olacak ayakta ve yatarak tedavi ünitelerini kapsayan hastanenin çalışmaları bu dönemde hız kazanmıştır.SDÜ, bilimsel, sosyal ve kültürel alanlarda düzenlediği seminer ve toplantılarla, “Kent Buluşmaları” ve “Hastane Halk Günleri” ile kente bilgi taşıma işlevini de sürdürmüştür. Isparta’nın özgün evlerini, yemeklerini, yazılı olmayan kültürünü, tarihini, gelenek ve göreneklerini gün yüzüne çıkartmak için “SOKÜM (Somut Olmayan Kültürel Miras AUM)” açılmış, bu merkez bünyesinde ‘yaşayan tarih Isparta’ teması altında prestijli çalışmalara imza atılmıştır. Ayrıca Yerel Ekonomik Kalkınma için Isparta’nın çeşitli sektörleri paydaşların da katılımı ile incelenmiş ve raporlara dönüştürülmüştür.Tüm bu çalışmaların yanı sıra, bu dönemi diğerlerinden ayıran kritik bir nitelik de vardır. Süleyman Demirel Üniversitesi’nde geçen bu 4 yıllık süreç FETÖ ile mücadelenin sürdürüldüğü bir dönemdir. SDÜ, Rektör Çarıkçı döneminde, Türkiye’deki diğer tüm akademik camialardan farklı olarak, 15 Temmuz 2016 darbe girişiminden aylar önce, bu yapının Üniversitemiz bünyesinden ayıklanması hususunda son derece büyük bir hassasiyetle ve titizlikle çalışmalar yapmıştır. 15 Temmuz ve sonrasındaki süreçte de Süleyman Demirel Üniversitesi olarak devletin önderliğinde belirlenen hükümler ve kararnameler doğrultusunda ortak hareket edilmiş; bu süreçler tüm hızı ve hassasiyeti ile Üniversitemiz bünyesinde gerçekleştirilmiştir. 15 Temmuz 2016’dan bu yana da Üniversitemiz bünyesinde gerek akademik, gerek sosyal, gerekse kültürel çalışmalarla hep ileriye ve daha iyiye odaklanan bir çalışma anlayışı gerçekleştirilmiştir.

Prof. Dr. İlker Hüseyin ÇARIKÇI Dönemi: (2019-2023)

Cumhurbaşkanlığının 2019/240 Sayılı Kararı ve 2547 Sayılı Yükseköğretim Kanununun 13’üncü maddesi ile 3 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 2’inci, 3’üncü ve 7’inci maddeleri gereğince Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin ÇARIKÇI ikinci 4 yıllık dönem için yeniden Süleyman Demirel Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanmıştır.