Sosyal İzolasyon Sürecinde Çocuklar Sosyal Becerileri Nasıl Kazanır?

Koronavirüs salgınının en çok çocukları etkilediğini belirten Süleyman Demirel Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dr. Öğretim Üyesi Semiha Yüksek Usta, sosyal izolasyon süreci içerisinde çocukların karşı karşıya kaldıkları yeni eğitim sistemi ve hissettikleri duygular hakkında bilgiler verdi.

Salgın döneminde eğitim öğretimin nasıl sürdürüleceği ve yüz yüze eğitim kadar etkili olması için neler yapılabileceği konusunun ilk odak noktamız olduğunu kaydeden Dr. Öğr. Üyesi Usta, “Eğitimciler, öğretmenler ve ebeveynler olarak öğretimin aksamamasına çalışırken, çocuklarda önemli bir gelişim alanı olan sosyal duygusal gelişimin göz ardı edilmesi riskiyle de karşı karşıya kaldık. Uzaktan eğitim, web araçları öğretimi ve bilişsel gelişimi destekleme konusunda olduğu kadar sosyalleşme ihtiyacını karşılamakta etkili olamamaktadır.” dedi.

Her ne kadar çocukların ve gençlerin teknolojiyi sosyalleşme amacıyla kullansa da bu deneyimlerin gerçek yaşam etkileşimleri kadar tatmin edici olmadığını vurgulayan Usta, gerçek yaşam ile sanal yaşam deneyimleri ve kuralları arasında önemli farklar bulunduğunu ifade etti. Özellikle erken çocukluk dönemindeki çocukların sosyal becerileri gözlem ve model alma yoluyla öğrendiklerini ve bu birikimlerle yaşama hazırlandıklarını kaydeden Usta, “Bu beceriler arasında iletişimi başlatma ve sürdürme, karşıdakinin duygularını anlama ve kendi duygularını doğru yolla ifade etme, paylaşma, kurallara uyma, iş birliği, kendi kendini kontrol edebilmeyi sayabiliriz. Tüm bunlar sosyal ortamlarda, rol modellerle ve deneyimleyerek öğrenilebilen becerilerdir. Ancak yaklaşık bir yıldır çocuklar bu konuda destekleyici ortamlardan nispeten uzak kaldılar.” diye konuştu.

Gün içerisinde rutin bir ebeveyn çocuk saati oluşturarak bu saatte çocuklarla etkileşimli oyunlar oynanabileceğini vurgulayan Usta, etkileşimli kitap okuma, sohbet etme gibi aktivitelerle çocukların duygularını paylaşmalarına alan tanıyabileceğini söyledi. Dr. Öğr. Üyesi Usta şunları kaydetti: “Sosyal yönlerini desteklemek için okudukları, izledikleri karakterlerin duygu ve davranışları hakkında konuşmak, onun yerinde olsaydı neler yapabileceğini paylaşmasını sağlamak etkili olabilir. Sosyal becerilerin rol model ile öğrenildiğini söylemiştik, ebeveynlerin evde kendi davranışlarını da bu yönde düzenlemeleri önemlidir. Teşekkür etme, özür dileme, dinleme, göz kontağı kurma gibi davranışlar temel sosyal becerilerdir. Ebeveyn önce kendisi bu davranışlarına özen göstermelidir. Çocukları teknoloji karşısında yalnız bırakmamaya dikkat edilmelidir. Ekran karşısındaki süreyi karşılıklı belirlenen kurallarla kısıtlamalı ancak yerine de nitelikli aktiviteler konulmalıdır. Aksi durumda ekran süresini kısıtlama önlemi sürdürülebilir olmamaktadır. Çocukların sofra kurma, malzemeleri getirerek, yıkayarak yemek yapımında yardımcı olma, odasını toparlama, çamaşır katlama gibi günlük yaşam aktivitelerine dahil edilerek gelişimlerine uygun sorumluluklar almaları sağlanarak otokontrol ve sorumluluk becerileri desteklenebilir. Dışarı çıkma saatleri göz önünde tutularak kısıtlı da olsa sosyal alanlarda bulunulabilir ve dışarıdaki sosyal etkileşim fırsatları değerlendirilebilir. Örneğin daha önceden konuşup anlaşmak şartıyla, çocuk alışverişte iletişimi kendisinin başlatması ve sürdürmesi yönünde teşvik edilebilir.”

 

Güncelleme Tarihi: 30.12.2020
Okunma Sayısı: 504
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!