“Millet İradesi Karşısında Kötülük Çaresiz Kaldı”

Gençlik ve Spor Bakanlık Müşaviri ve Türkiye Maarif Vakfı Mütevelli Heyeti Üyesi Selim Cerrah, Süleyman Demirel Üniversitesince düzenlenen “15 Temmuz Konferansları” dizisinin konuğu oldu. İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Elvettin Akman moderatörlüğünde gerçekleştirilen “15 Temmuz ve Yeniden Diriliş" isimli webinarda Cerrah, 15 Temmuz darbe girişiminin öncesinde ve sonrasında yaşanılanları değerlendirdi.

Bu ülkeye ve insanlığa büyük bir ihaneti kurgulayabilen bir yapının kendi başına hareket ettiğini düşünmenin yanlış olabileceğini belirten Cerrah, darbe girişiminin çok sofistike metot ve modellerle yetiştirilmiş örgütlü bir kötülük olduğunu söyledi.

“Her ihtilal onlar için güçlenme vakasıdır”

Bazı kırılma anlarının Türkiye’deki darbelere tekabül ettiğinin altını çizen Cerrah, 1960 ihtilali ile eğitimin içerisine, 1970’deki muhtıra ile birlikte askeriyeye ve emniyete sızdıklarını, 1980 ihtilali ile de sistematik hale geldiklerini kaydetti. Cerrah şöyle konuştu: “Her ihtilal bir güçlenme vakasıdır. Onlar, her iktidarla çalışmışlardı. Türkçe Olimpiyatları adı altında bir seremoni düzenliyorlardı. Ben Maarif Vakfı üyesi olarak hiçbir zaman Türkçe öğretmediklerini biliyorum. Böyle bir müfredatları yoktu sadece şarkı türkü öğretiyorlardı bazılarını da Türkçe konuşturuyorlardı. Onlar da Afgan Türkleri, Irak Türkleri gibi özünde Türk olan çocuklardı. Onlar için yurtdışına açılmaları önemli bir adımdı. Demir Perde Ülkelerinin yıkılması ile başlayan süreçte önce Orta Asya’ya girdiler daha sonra dünyanın farklı ülkelerine yayıldılar. Mesela en büyük sistemleri Pakistan’daydı. Afganistan’da da 30 tane okulları vardı. Çünkü Afganistan, Amerika ile Rusya’nın harp ettiği kavşak noktadır. İstihbarat örgütlerinin yönettiği, kurguladığı, tasarladığı bir yapıdır. Uyguladıkları taktikler itibariyle yerel örgütlere sızabilecek kabiliyetleri var. Büyük bir yayılım içerisinde yer almışlar. Kendilerini bir şekilde çok güçlü gördüler ve kibre kapıldılar. Ama bu kibir ayaklarına dolandı.”

“Bu ülkenin evlatlarını bu ülkeye karşı kullandılar”

15 Temmuz darbe girişiminin sıradan bir olay olmadığını ifade eden Cerrah, “Millet iradesi karşısında kötülük çaresiz kaldı. Halk çocuklarını iyi yetiştirmek adına evlatlarını emanet etti. O çocuklar daha sonra milletin silahını, tankını yine millete doğrulttu. Bu örgüt kapalı devre eğitim ile insanları robotlaştırdı. Çocukları kimliklerinden, kişiliklerinden, şahsiyetlerinden uzaklaştırdı. Çocukları ailelerinden, milletlerinden, insani değerlerden kopardı. Müslüman kendi iradesi ile kulluk yapar, Biz Allah’a karşı sorumluluklarımızı idrak ederek kulluk yapmalıyız. Kült yapılar ise iradeyi ortadan kaldırır. Öngörüsüz ve iradesiz insanlardan bir şey bekleyemeyiz.” diye konuştu.

Etkinliğin videosunu izlemek için tıklayınız

Güncelleme Tarihi: 16.07.2020
Okunma Sayısı: 447
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!