350 Bin Kişilik SDÜ Ailesinin Yeni Üyesi Türkiye’nin Son Başbakanı Binali Yıldırım

Ülkemiz gençliğine ilham veren başarılı devlet adamı, Türkiye Cumhuriyeti’nin son Başbakanı TBMM 28. Başkanı AK Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, üniversitemizin konuğu oldu.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte, ülkemize kazandırdığı önemli ulaştırma ve haberleşme yatırımları ve bu kapsamdaki uluslararası alandaki yoğun çabalarından dolayı Üniversitemiz Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalının teklifi ile Binali Yıldırım’a fahri doktora payesi takdim edildi.

Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, ülke idaresinde üst düzey yönetici olmanın ötesinde milletimizin her kesimi ile iletişim kurabilen, Türkiye’nin dünya devletleri arasında itibarının artması için her türlü gayreti gösteren Binali Yıldırım’ı Üniversitemizde ağırlamaktan duydukları memnuniyeti dile getirdi. Prof. Dr. Çarıkçı Mühendislik Fakültesi İnşaat Mühendisliği Bölümü Ulaştırma Anabilim Dalının teklifi ve Üniversitemiz Senatosunun 06.02. 2020 tarih ve 531/14  sayılı kararı okuyarak “Fahri Doktora” payesini Binali Yıldırım’a takdim etti.

“Üniversiteler ideolojik düşüncenin çok üzerindedir”

Süleyman Demirel’i anarak sözlerine başlayan Türkiye’nin Son Başbakanı ve TBMM 28. Başkanı, Ak Parti İzmir Milletvekili Binali Yıldırım, merhum 9. Cumhurbaşkanı Demirel’in iyi bir mühendis olarak ömrünü ülkemizin kalkınmasına adadığını söyledi. Üniversitelerin görevinin öğrencileri yetiştirmek ve onları hayata hazırlamak olduğunu ifade eden Yıldırım, genç beyinlere küresel düşünme melekesini de kazandırdığının altını çizdi. Üniversitelerin sadece bilgi vermekle yükümlü olmadığına işaret eden Yıldırım, “Aynı zamanda analitik düşünme ve muhakeme kabiliyetini de geliştirir. İdeolojik vasıfların çok üzerinde kurumlardır. Kapsayıcı ve kuşatıcıdır. İnsana ve hayata dair her konu üniversitelerin alanı içerisinde yer alır.” diye konuştu.

“Medeniyet ateşini yeniden tutuşturan Türk milletidir”

Üniversitelerin tarihçesine de değinen Yıldırım, bilinenin aksine ilk üniversitenin Batı’da değil 1046 yılında İran’da, 1068 yılında da Bağdat’ta kurulduğunu, ilk üniversite kabul edilen Bolonya’nın da Bağdat’taki üniversiteden 20 yıl sonra kurulduğunu hatırlattı. Yıldırım, “Bugün insanlık Aristo, Plato gibi Yunan filozoflarını biliyor ve eserlerini okuyorsa bunu Müslümanlara borçludur. O dönemde kurulan üniversiteler, 13. yüzyılda Moğollar tarafından yapılan istilada çok büyük zarara uğradı. 1258 yılında Bağdat’ı talan eden Moğollar, bütün yazılı eserleri yakıp üniversitenin birikimlerini ortadan kaldırmışlardır. Sadece Müslümanlar adına değil insanlık adına ümit kırıcı, kaygı verici bu durum belki de ortak medeniyetimizin gelişimini birkaç yüzyıl geriletmiştir. Basra’da, Bağdat’ta, Küfe’de, Şam’da sönen medeniyet ateşini yeniden tutuşturan millet de Türk milleti olmuştur.” dedi.

“Amacımız, akıl terini alın teriyle buluşturarak dijital çağın ana faktörlerinden biri haline gelmek”

İletişimin ülkemizde çok geliştiğini de söyleyen Yıldırım şunları kaydetti: “Dijital çağda kullanıcı olamayız. Dijital çağın üreticisi olmamız lazım. Bütün alışkanlıklarımızı değiştirecek çağ bu. Bugün en büyük güç bilgidir. Türkiye online ülke olmak zorunda. Sermaye açığı gibi problem yok. Çünkü bu iş akılla oluyor. Türkiye’nin başka ülkelerde olmayan çok büyük bir kaynağı var. Genç yetişmiş bir kaynak. Yani sizlersiniz. Amacımız, akıl terini alın teriyle buluşturarak dijital çağın ana faktörlerinden biri haline gelmek.”

Amaçlarının her daim insan odaklı siyaset olduğunu kaydeden Yıldırım, insanların yaşam kalitesini yükseltmek, sağlık ve eğitim alanında ilerlemek, huzur ve güveni sağlamak adına mücadele ettiklerini belirtti.

 

 

Yayın Tarihi: 24.02.2020
Okunma Sayısı: 1122
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!