Yılın İlk “Pediatri Akşam Toplantısı” Yapıldı

Süleyman Demirel Üniversitesi ile Türk Pediatri Kurumu Isparta Şubesi tarafından düzenlenen “Pediatri Akşam Toplantısı”, Barida Hotel Eğirdir Salonunda gerçekleştirildi.

Toplantının açış konuşmasını yapan Üniversitemiz Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Çetin, 2020 yılının ilk toplantısının yapıldığını belirterek amaçlarının Isparta’da çocuk sağlığına hizmet veren, pediatrinin ilgili alanlarında çalışan doktorlar arasındaki bilgi paylaşımını artırmak, birlikteliği pekiştirmek ve bilgi alışverişinde bulunmak olduğunu vurguladı.

Isparta’da çocuk sağlığı konusunda önemli adımlar atıldığını ifade eden Üniversitemiz Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi ve aynı zamanda Türk Pediatri Kurumu Isparta Şubesi Başkanı Prof. Dr. Özgür Pirgon, çevre illerden talep alan bir şehir konumuna gelindiğinin altını çizdi. Prof. Dr. Özgür Pirgon “Sık Karşılaşılan Endokrinolojik Sorunlara Yaklaşım” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Doğru tanı için uygun testlerin önemli olduğunu söyleyen Pirgon, sık karşılaşılan endokrin sorunların “yeni doğan TSH yüksekliği”, “yeni doğan skrotal hiperpigmentasyon”, “yeni doğan hipoglisemi” ve “troid” olduğunu vurguladı.

Nöbet Geçiren Çocuğa Nasıl Yaklaşılmalı?

SDÜ Çocuk Sağlığı Ve Hastalıkları Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Müjgan Arslan, “Nöbet Geçiren Çocuğa Yaklaşım” konulu sunumunda nöbet tanımı, tanısı, tedavisi konularında bilgilendirmelerde bulundu. Nöbetin selebral kortekste yer alan nöronların anormal, aşırı, senkronize olarak ateşlenmesi ile oluştuğunu belirten Dr. Öğr. Üyesi Arslan, “Çocukluk döneminde çocukların yüzde 4-10’unda herhangi bir zamanda nöbet görülebilir. 20 yaşından sonra nöbet geçirme sıklığı yüzde bire düşer. İlk nöbetle gelen çocukların sadece yüzde yirmisi epilepsi tanısı alır.” dedi. Epileptik nöbetlerin tekrarlayıcı olduğuna dikkati çeken Arslan, “travma”, “aşı”, “enfeksiyon”, “toksik nedenler”, “ilaçlar”, “metabolik”, “serebrovasküler” gibi nedenlerin nöbeti tetiklediğini söyledi. Arslan, şunları kaydetti: “Epilepsi tanısı koyarken hastanın yaşı önemlidir. Nöbet öncesinde, sırasında ve sonrasında neler olduğu konusunda ailelerle ya da nöbete tanık olan kişilerle görüşülmeli. Gerekirse nöbet taklidi yapılmalıdır. Nöbetin tanımı için de gece mi yoksa gündüz mü oldu? İlacını aldı mı? Enfeksiyon, ateş var mı? Kafa travması var mı? Tetikleyici bir durum gerçekleşti mi? diye sorulmalıdır.”

Dr. Öğr. Üyesi Arslan, epilepsi tedavisinde amacın en az yan etki ile tam nöbet kontrolünü sağlamak olduğunu ifade ederek “Çocukluk çağı epilepsilerinde nöbetlerin erken kontrolü, halen gelişim göstermekte olan beynin tekrarlayan nöbetlere bağlı nöronal hasarların en aza indirilmesi ve normal gelişim sürecinin yakalanabilmesi, bilişsel ve davranışsal sonuçlar açısından önemlidir.” dedi.

Toplantının SDÜ Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Akçam başkanlığında gerçekleştirilen ikinci oturumda ise SDÜ Arş. Gör. Aynur Çuhacı “Konvulziyondan Riketse”, Arş. Gör. Murat Yılmaz “Konjenital Adrenal Hiperplazi”, Arş. Gör. Deniz Bütün Özdamar “Serebral Tuz Kaybı”, Arş. Gör. İpek Uysal da “Vzv Enfeksiyonu” hakkında katılımcıları bilgilendirdi.

Yayın Tarihi: 14.02.2020
Okunma Sayısı: 495
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!