Kanserde Erken Tanı Önemli

Süleyman Demirel Üniversitesi Araştırma ve Uygulama Hastanesince düzenlenen alanında uzman hekimlerin katılımcılarla buluştuğu “Halk Günleri”nin bu ayki konusu “Kanserde Erken Tanı ve Beslenme” oldu.

Hastane Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinlikte, Genel Cerrahi Anabilim Dalı Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyeleri Prof. Dr. Recep Çetin ve Dr. Öğretim Üyesi İsmail Zihni,  İç Hastalıkları Anabilim Dalı Medikal Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Çetin, Radyodiagnostik Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Nazan Okur, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zümrüt Arda Kaymak Çerkeşli, konu ile ilgili katılımcıları bilgilendirdi.

Toplantının açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Recep Çetin, alanında uzman akademisyenler ile halkın buluşmasının büyük önem taşıdığını belirterek konferansın verimli geçmesini dilediği belirtti.

Sözlerine kanser tedavisinde erken tanının önemli olduğunu belirterek başlayan Radyodiagnostik Anabilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi Nazan Okur, erken tanıyı, “Kansere büyüme ve yayılma şansı tanımadan tedavi edilebileceği dönemde tanı koymak” olarak tanımladı. Dr. Öğretim Üyesi Okur, erken belirti bulgularını “vücutta ele gelen şişlik”, “kitle”, “yumrular”, “iyileşmeyen yaralar”, “anormal kanama-akıntı”, “dirençli hazımsızlık-yutma güçlüğü”, “inatçı ses kısıklığı, ses kalınlaşması, sürekli öksürük”, “anormal adet kanamaları”, “iştahsızlık”, “bulantı, kusma” ve “idrar problemleri” olarak sıraladı.

“Bir düşmanı yenmenin en iyi yolu onu tanımak ve doğru strateji geliştirmektir”

Düzenli sağlık taramasının öneminin altını çizen Dr. Öğretim Üyesi Okur, “Bir düşmanı yenmenin en iyi yolu onu tanımak ve doğru strateji geliştirmektir. Taramalarda sonuç belki kanser çıkmayacaktır ancak öyleyse ve erken dönemdeyse, hayatınızın gidişatını belirlemiş olacaksınız. Kanser, bir son değildir. Belki de mutlu ve dolu bir yaşam için ikinci bir şanstır.” diye konuştu.

Üniversitemiz Genel Cerrahi Anabilim Dalı Cerrahi Onkoloji Bilim Dalı Dr. Öğretim Üyesi İsmail Zihni ise ülkemizdeki verilere göre bir yıl içerisinde yaklaşık 96 bin 200 erkek ve 67 bin 200 kadına kanser teşhisi konulduğunu söyledi. Dr. Öğretim Üyesi İsmail Zihni, şunları kaydetti: “Kadında kanser taraması, 20‐39 yaş aralığında her ay kendi kendine meme muayenesi, her yıl pap smear, jinekolojik muayenesi, her yıl tüm cilt muayenesi, yılda bir klinikte doktor tarafından meme muayenesidir. 40‐49 yaş aralığında ise ek olarak yıllık mamografi ve meme US, 50 yaş ve üstünde de ek olarak dışkıda gizli kan, 5 yılda bir sigmoidoskopi veya 10 yılda bir kolonoskopi önerilmekte. Erkekte kanser taraması ise, 20‐39 yaş aralığında her yıl tüm cilt muayenesi, 3 yılda bir klinikte doktor muayenesi, 40‐49 yaş aralığında ise her yıl tüm cilt ve klinikte doktor muayenesi, 50 yaş ve üzeri ise ek olarak prostat Ca tarama tartışılır, istenirse rektal tuşe ve PSA, dışkıda gizli kan, tüm cilt muayenesi, 5 yılda bir sigmoidoskopi veya 10 yılda bir kolonoskopi önerilmektedir.” diye konuştu.

Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı Dr. Öğr. Üyesi Zümrüt Arda Kaymak Çerkeşli “Kanserde Erken Tanının Radyoterapi Açısından Önemi” başlıklı sunumunu gerçekleştirdi. Dr. Öğretim Üyesi Çerkeşli, “Radyoterapide kanser hücrelerinin çoğalmasının durdurulması amaçlanmaktadır. Birçok kanser çeşidinde erken tanı ile kür şansı mevcuttur. Radyoterapi erken evre hastalıkta cerrahi yerini alarak organ ve fonksiyonlarının korunmasını sağlayabilir. Erken evre hastalıkta Radyoterapi uygulanan bölgenin sınırlı tutulabilmesi ile normal doku toksisiteleri en aza indirilebilir.” dedi.

“Sağlıklı diyet, uygun kilo ve fiziksel olarak aktif bir yaşam önemli”

İç Hastalıkları Anabilim Dalı Tıbbi Onkoloji Bilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Bülent Çetin de “Kanser ve Beslenme” konusunu ele aldı. Sağlıklı diyet, uygun kilo ve fiziksel olarak aktif bir yaşamın kanser hastalığında önemli olduğunu belirten Doç. Dr. Çetin, şunları kaydetti: “Beslenme hataları, hava kirliliği, radyasyon, sigara, çevre kirliliği, gıda katkı maddeleri ve çeşitli toksinler yaptıkları hasarla gen fonksiyonlarını bozarlar ve hücreler aşırı şekilde ürerler. Hücrelerin aşırı şekilde üremesini dizginleyen genler ise aktiviteleri azaldığı ya da bu aşırılıklarla baş edemediği için kanser oluşur. Beslenme ile ilgili basit önlemler alarak, bilinçli beslenerek kendimizi ve çocuklarımızı kanserden mümkün olduğunca koruyabiliriz. En azından en önemli nedenlerden birini ortadan kaldırmış oluruz. Un ve şeker gibi hızlı emilen (glisemik endeksi yüksek) şekerlerden kaçınarak insülin direncini yenin. Günde en az yarım saat hızlı yürüyüş yapılmalı ya da yavaş koşulmalı ve merdivenler çift çift çıkılmalı. Günde en az 3-5 dakika kültür fizik hareketleri yapılmalı, birkaç dakika da olsa her gün yapabileceğiniz egzersizleri yapın. Amaç güneş ışığını yavaş ve dengeli bir şekilde almaktır. Sürekli ve dengeli olarak güneş ışınlarına maruz kalanlarda kanser riski çok düşüktür.”

Yayın Tarihi: 22.04.2019
Okunma Sayısı: 562
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!