“Yönetim ve Organizasyon Kongresi (YÖNORG)” SDÜ Ev Sahipliğinde Başladı

Bu yıl 30’uncu yaşını kutlayan Süleyman Demirel Üniversitesi bir büyük organizasyona daha ev sahipliği yapıyor.

Türkiye’nin en kurumsallaşmış kongrelerinden biri olan “Yönetim ve Organizasyon Kongresi”nin (YÖNORG) 30’uncusu, Üniversitemiz ev sahipliğinde ülkemizin yönetim ve organizasyon alanı araştırmacılarını buluşturuyor. 

Kongrenin açılışı, ülkemizin farklı illerinden çok sayıda araştırmacının katılımıyla Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezinde gerçekleştirildi. Kongrenin açış konuşmasını Üniversitemiz Rektörü ve Kongre Dönem Başkanı Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı yaptı. Üniversitemizin 30’uncu yılını kutladığı günlerde “30. Yönetim ve Organizasyon Kongresi”ni SDÜ ev sahipliğinde gerçekleştirmenin mutluluğunu yaşadıklarını dile getirerek kongrenin yönetim ve organizasyon alanı için çok önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı.

Aynı alandan araştırmacıların yer aldığı kongrenin büyük heyecan uyandırdığını da sözlerine ekleyen Prof. Dr. Çarıkçı, “Yönetim ve Organizasyon Kongresi”nin 30 yıldan bu yana kalitesini hiç düşürmeden düzenlenmeye devam ettiğini söyledi. Ulusal kongrelerin değerinin artması gerektiğine dikkati çeken Çarıkçı, “Ulusal kongreler hak ettikleri yeri almalılar. Bugün tekrar yüz yüze buluşmanın heyecanını yaşıyoruz. Düzenleme kurulundan danışma kuruluna, akademisyenlerden öğrencilere kongrenin düzenlenmesinde emeği geçen herkese çok teşekkür ediyorum.” dedi.

Kongre Danışma Kurulu Üyesi ve Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ömür N. Timucanday Özmen, YÖNORG'un tarihçesi hakkında bilgi vererek “Kongrenin 30’uncusunu yurdumuzun başka bir cennet köşesinde düzenliyor olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Bu kongrenin ruhu çok farklı. Birlikte olmak çok güzel. Alana yeni katılan üyeler görüyorum. Onlar sayesinde kongremiz nice otuz yıllara gidecek.” diye konuştu. Kongrenin yönetim ve organizasyon alanına önemli katkılar sağladığını dile getiren Prof. Dr. Ömür N. Timucanday Özmen, pandemiden sonra yeni kavramların arttığını şuana kadar olan kavramlara da yeni kavramlar eklendiğini söyledi. 

Açış konuşmalarının ardından Akademik Oda Orkestrası müzik dinletisi sundu.

Temel olarak, “örgüt teorisi”, “insan kaynakları yönetimi”, “örgütsel davranış”, “stratejik yönetim” ve “işletmecilik tarihi” alanlarında çalışma yapan araştırmacıları bir araya getiren kongrenin açılış konferansını Marmara Üniversitesi emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnci Erdem Artan verdi. Prof. Dr. Artan, “Psikolojik Dayanıklılık, Özgürlük ve Özgünlük” konulu konferansında pandemi süreci ve bu sürecin insanlar üzerindeki etkisine değindi.

Hızlı değişimlerin insanları rahatsız ettiğini belirten Prof. Dr. Artan, kendisiyle barışık olan insanların son derece dayanıklı bireyler olduğunu vurgulayarak “Hızlı değişimler insan organizmasını etkiliyor. Bu kadar hızlı değişimlere hazır değiliz. Pandemi bize insan olduğumuzu ve dayanışmayı öğretti.” dedi.

Önümüzdeki günlerde büyük değişimlerin insanları beklediğini ifade eden Artan, “Bizler kendimizle barışık yetişmedik. Hep belli kalıplara göre yetiştik. Kendimizi dinlemeliyiz. Neyi daha iyi yapıyoruz diye sormalıyız. O zaman değişimlere daha çabuk adapte oluruz.” şeklinde konuştu.  Emeklilik sürecinde kadınlarla işbirliği yaparak bir çalışma sürecine girdiklerini belirten Prof. Dr. Artan, farklı ekonomik ve eğitim katmanlarından gelen kadınlarla aynı masada buluştuklarını, birbirlerini anlamaya çalışarak diyalog kurduklarını söyledi.

Kadınlarla olan dayanışmalarının dayanıklılıklarını arttırdığını ifade eden Prof. Dr. Artan, şunları söyledi: “Keyifli sohbet ortamında buluştuğumuz kadınlarla maddi, manevi birbirimize destek olduk. Aynı zamanda da üretimde bulunduk.”

30’uncu Ulusal Yönetim ve Organizasyon Kongresi açılış töreni öncesinde “Metodoloji Seminerleri” gerçekleştirildi. İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Konferans Salonunda gerçekleştirilen seminerlerde ilk olarak Başkent Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Dekanı Prof. Dr. H. Nejat Basım katılımcılarla buluştu. Basım, “Etkili Bir Araştırma Makalesinin Kurumsal /Kavramsal Kurgu ve Yöntem Açısından Tasarım Esasları” konulu sunumu ile katılımcılara makale yazarken dikkat edilmesi gereken hususlardan bahsetti.

Bir araştırma makalesinin bölümlerini; “Giriş", "Kuramsal/Kavramsal Çerçeve", "Yöntem", "Bulgular" ve "Tartışma (ve Sonuç)” olarak açıklayan Prof. Dr. Basım, bir yayın türü olarak makalelerin akademisyenler açısından çok önemli olduğunu söyledi.

Yönetim ve organizasyon alanında üç temel makale türü olduğunu ifade eden Prof. Dr. Basım, bunları; “gözden geçirme makale”, “araştırma makale”, “ölçek makale” olarak sıraladı. Bilimsel çalışmalarda kavramın da çok önemli olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Basım, hikayenin bağımlı değişken üzerinden anlatılmasının daha rahat anlatmayı sağlayacağını belirtti.

İzmir Ekonomi Üniversitesi İşletme Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Şükrü Özen ise “Bilimde –mış Gibi Yapmak; Törensel Görgülcülük” konulu bir sunum yaptı. Prof. Dr. Özen sunumunda, “Bir akademik üretim biçimi olarak törensel görgülcülük nedir?”, “Nitelikli ve kusurlu araştırma türlerinden farkı nedir?”, “Neden ve nasıl oluştu?”, “Nasıl aşılabilir?” konularına değindi.

Törensel görgülcülüğü, özgün bir araştırma sorusuna ve araştırma modeline dayanmadan baskın pozitivist araştırma anlayışının şekil şartlarına uyarak görgül araştırma yapma ve raporlama anlayışı olarak tanımlayan Prof. Dr. Özen, törensel görgülcü çalışmanın özelliklerini şu şekilde açıkladı: “Şeklen bilimsel esermiş gibi görünür, bir makalede olması gereken problem tanımı, literatür, araştırma modeli, hipotezler, bulgular, tartışma ve sonuç bölümlerini içerir. Gelişmiş çok değişkenli analiz yöntemleri sıklıkla kullanılır.”

Metodoloji seminerlerinin ikinci oturumunda Üniversitemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ömer Lütfi Antalyalı, “Örtük Profil Analiz” konulu bir sunum yaptı. Doç. Dr. Antalyalı, “Kişinin kendi özsaygısının olması, kendisine değer verdiğini ifade eder.” diyerek özsaygısı yüksek olan bazı kişilerde narsizim duygusunun yüksek olduğunu söyledi.

Antalyalı, örtük profil analizi yaparken dikkat edilmesi gerekenler, bu analiz yöntemlerinin hangi araştırmalarda kullanılacağı konusunda da katılımcılara bilgi vererek profil analizinin boylamsal analizi ve sunum analizlerinde kullanılan paket programlarından bahsetti.

Metedoloji seminerleri kapsamında Üniversitemiz Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Murat Alparslan da “Uzun Form Ölçeklerin Kısa Form Ölçeklere Revizyonu” konulu bir sunum yaptı.

Doç. Dr. Alparslan, kısa form ölçeklerin avantajları, kısa ve uzun formlardaki ölçeklerin farklılıkları, uzun ölçeklerde yaşanan sorunlar, anket yorgunluğu gibi konularda katılımcılara bilgi verdi. Doç. Dr. Alparslan, ölçek madde kalitesi türleri ve bu türlere bağlı olarak yargıya dayalı iç nitelikler, dış nitelikler konularından bahsetti.

Güncelleme Tarihi: 26.05.2022
Okunma Sayısı: 672
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!