“8 Mart Dünya Kadınlar Günü” Etkinlikleri Başladı
Süleyman Demirel Üniversitesi Toplumsal Katkı ve Paydaşlar Koordinatörlüğü ile Kadın Sorunları Uygulama ve Araştırma Merkezi (KASAUM) tarafından düzenlenen “8 Mart Dünya Kadınlar Günü” etkinlikleri başladı.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte ilk olarak Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Bağlama Dörtlüsü tarafından müzik dinletisi sunuldu.

Açış konuşmasını yapan Toplumsal Katkı ve Paydaşlar Koordinatörü Prof. Dr. Bilge Hürmüzlü Kortholt, “Biz iki gün sürecek bu etkinlikleri tüm çalışan ve öğrencilerimize armağan etmek istedik. Aslında bu günler kalbini sevgiye açan dolayısıyla yaşam yolunda donmaktan kurtulan herkesin günü olmalı.” dedi.

365 gün içerisinde sadece 8 Mart’ta kadınları hatırlamanın yeterli olmadığını belirten Üniversitemiz Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Murat Ali Dulupçu, üniversitemiz bünyesinde kadın personel ve öğrencilere yönelik çalışmalar hakkında bilgi verdi.

Kadını kent özelinde anlatmak istediklerini belirterek sözlerine başlayan Üniversitemiz İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Nilüfer Negiz de “Kadın Dostu Kent” projesinden bahsetti. Negiz, şunları kaydetti: “Toplumsal cinsiyet eşitsizliği; kadınların politik, ekonomik, sosyal, kültürel ve medeni alanlardaki insan hakları ve temel özgürlüklerinin tanınması, kullanılması ve bunlardan yararlanılmasını engelleyen veya ortadan kaldıran, bunu amaçlayan ve cinsiyete bağlı olarak yapılan herhangi bir ayrım, mahrumiyet veya kısıtlama anlamına gelmektedir. Kadınlar bir kent sakini olarak yaşadıkları kentlerde yeterli katkıyı sağlayamamaları, günlük yaşamlarında kendilerini ilgilendiren kararlarda temsil düzeyinde yer almamaları, kentlerdeki görünürlüklerini ortadan kaldırmakta ve kentsel gelişme konusunu kentleşmenin ruhuna özgü olan özgürlük ve demokrasi temelini sakatlamaktadır. Bu durum kentlerde alınan kararların, yürütülen siyasetin ve uygulanan politikaların yalnızca eril zihniyetle gerçekleştirilmesine neden olmakta ve kentsel gelişmenin değerlendirilmesi açısından, kadın temsili konusunun gözden kaçırılmasına yol açmaktadır.”
Kadınların kent nüfusunun yarısını oluşturmalarına rağmen yerel karar alma süreçlerine tam ve eşit bir şekilde dâhil olamadıklarını kaydeden Negiz: “Hâlbuki kadınlar seçilmiş ve atanmış yerel yöneticilerin planlama ve yönetim sürecinde danışmaları gereken doğal ortaklardır. Kadınların karar alma mekanizmalarında eşit temsil talebi, anayasal haktır, demokrasinin vazgeçilmez unsurudur.” dedi.
Açılış oturumunu izlemek için tıklayınız