Tasavvuf İlminin Önemli Temsilcileri Anıldı

2021 yılı, Cumhurbaşkanlığı ve UNESCO tarafından "Ahi Evran", "Yunus Emre" ve "Hacı Bektaş-i Veli" yılı ilan edildi. Bu kapsamda Süleyman Demirel Üniversitesi Alevi Bektaşi Kültürü Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından “Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran, Yunus Emre” isimli bir panel düzenlendi.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezinde gerçekleştirilen panel, İlahiyat Fakültesi Öğretim Görevlisi Erdoğan Ateş başkanlığındaki Türk Tasavvuf Müziği dinletisi ile başladı. SDÜ İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mehmet Saffet Sarıkaya moderatörlüğünde düzenlenen panelde, İlahiyat Fakültesi öğretim üyeleri Prof. Dr. Mehmet Necmettin Bardakçı ile Doç. Dr. Ahmet Yılmaz Soyyer, kültür ve medeniyet tarihimizin temel taşları arasında yer alan Hacı Bektaş-ı Veli, Ahi Evran ile Yunus Emre’nin yaşam gayeleri ve bakış açıları hakkında bilgi verdi. 

Üç önemli ismin Anadolu’nun Türkleşme destanını ve İslamlaşma sürecini birlikte oluşturduklarını belirten Prof. Dr. Mehmet Saffet Sarıkaya, yüzyıllar geçse de insanlığa örnek olan bilgelerin bize kardeşliği, hoşgörüyü, sevgiyi ve barışı aşıladığını dile getirdi.

Hacı Bektaş-ı Veli’nin ilmi biyografisi hakkında bilgi vererek sözlerine başlayan Doç. Dr. A. Yılmaz Soyyer, Anadolu’nun dini ve sosyal gelişiminde 13. Yüzyılın önemli olduğunu söyledi. Hacı Bektaş-ı Veli’nin daha çocuk yaşta kendini yetiştiren bir şahsiyet olduğunu kaydeden Soyyer, “O, büyüme çağında hiçbir zaman oyunla meşgul olmamıştır. Arapça, Farsça öğrenmiş. Birçok bilim dalında da kendini geliştirmiştir. Hacı Bektaş-ı Veli’nin soyunun Hz. Ali’ye ve 12 İmama dayandığı anlatılır. Bektaş-ı Veli, Moğol istilası üzerine Horasan’ı terk ederek Anadolu’ya gelmiştir. Kaynaklar bu gelişin Tasavvufi ağırlıklı olduğunu söyler.” dedi.

İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. M. Necmettin Bardakçı ise Tasavvuf ilminin en önemli temsilcileri arasında yer alan Yunus Emre’nin hayatı hakkında bilgi verdi.

Yunus Emre’nin Anadolu irfanını gönlü, düşüncesi ve yaşayışı ile temsil ettiğini belirten Prof. Dr. Bardakçı, ülkemizde 13 yerde Yunus Emre’nin türbesi olduğunu bunlardan birinin de Isparta’nın Gönen ilçesinde bulunduğunu söyledi. Yunus Emre’nin, Tapduk’da kendisini yetiştirdiğini ifade eden Bardakçı, “Yunus Emre, “Ete, deriye büründüm ve geldim size göründüm. Adımı Adem koydu ondan zuhura geldim. Bana bu aşk dolalı adım Yunus olalı ayan oldu padişaha kulum şükrana geldim” sözleri ile kul olma bilincini bizlere aktarmıştır.” dedi.

Yunus Emre’nin tasavvuf öğretisinin sevgi ve hoşgörü üzerine kurulu olduğunu vurgulayan Prof. Dr. Necmettin Bardakçı, Onun, gönül dünyasında kine nefrete yer olmadığını söyledi. 13. Yüzyılın ortalarında dünyaya gelen Yunus Emre’nin 14. Yüzyılın ilk çeyreğinde 82 yaşlarında vefat ettiğini belirtti.

Güncelleme Tarihi: 31.12.2021
Okunma Sayısı: 868
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Bu İçeriği Paylaş!