Süleyman Demirel Üniversitesi

Üniversitemizin Fahri Üyesi Hattat Özçay: “İlmin Rütbesi, Rütbelerin En Yücesidir”

Hat sanatıyla özleşen, hat sanatını “mutluluğun kaynağı” olarak tanımlayan Hattat Mehmet Özçay, Süleyman Demirel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Geleneksel Türk Sanatları Bölümünce düzenlenen “Hat Sanatından Şaheserler” isimli etkinlik ile Üniversitemize konuk oldu.

Prof. Dr. M. Lütfü Çakmakçı Kültür Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, geleneksel hat sanatımızı gelecek nesillere aktarma yönündeki çabaları ve ülkemizin tanıtımına yaptığı önemli katkıları dolayısıyla Özçay’a “Fahri Doktora” payesi verildi.

Ünü dünya sınırlarını aşan hat sanatı üstadı Mehmet Özçay’a fahri doktora payesi sunmaktan duydukları gururu dile getiren Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı, üniversitelerin misyonlarını bu payelerle ilettiğini söyledi.

Sanatında eskiyle yeniyi harmanlayarak yeni bir yol açan Hattat Mehmet Özçay, SDÜ Senatosunca verilen doktora payesinin kendisini çok duygulandırdığını belirterek bu payenin şahsından çok sanatına verildiğinin altını çizdi ve hat sanatını Kuran’ı ona layık güzellikte yazmak ve yazdırmak olarak tanımladı.

Hat sanatının ekollerinden Şeyh Hamdullah’ın bugün hala izinden gidildiğini ifade eden Özçay, Hamdullah’ın Amasya’dayken yazdığı eseri anlattı. Şeyh Hamdullah’ın oğlu ve torununun da büyük üstatlar arasında yer aldığını sözlerine ekleyen Özçay, “Osmanlı hat geleneğinde çok büyük üstatlar yetişti.” diyerek Ahmet Şemsettin Karahisari, Derviş Ali, Hüsameddin Zerrin Kalem, İmam Mehmed Efendi, Hafız Osman, Şekerzade Mehmet Efendi, Galatalı Ahmet Naili Efendi, Dedezade Mehmet  Hilmi Efendi, Mahmut Celalettin Efendi gibi üstatların eserlerini örneklerle anlattı.

Osmanlı’nın hat sanatını özel olarak muhafaza ettiğini de söyleyen Özçay, “Hattatlar elleri soğumasın diye sürekli karalama yapar. Bu hattatlar için çok önemlidir.” dedi. “Hat sanatına Rabbi Yessir ile başlanır ya da “Elif” ile başlayıp “Ya” ile biten harfler meşk eder” diyen Özçay, hat sanatının geleneklerinden bahsetti.

Konuşmasının devamında Medine-i Münevvere’de eserleri asılı olan Abdullah Zühdi Efendi’den, hat sanatının en güzel istiflerini yazan Hamit Aytaç, Necmeddin Efendi’den bahseden Özçay, “İlmin rütbesi, rütbelerin en yücesidir” yazısını örneklendirerek bu sözün her üniversiteye asılması gerektiğini vurguladı.

Yayın Tarihi: 9.4.2018
Okunma Sayısı: 5580
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Yukarı çık