Süleyman Demirel Üniversitesi

Dijital Geleceğin Tartışıldığı “KAYFOR’15” Tüm Hızıyla Devam Ediyor

Süleyman Demirel Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesince düzenlenen Kamu Yönetim Forumunun (Kayfor15)  ilk günkü oturumlarına, “Türkiye e - Devlet Stratejisi, Eylem Planında Güncel Durum ve Gelecek” konusu ele alındı. Prof. Dr. Türksel Kaya Bensghir başkanlığında gerçekleştirilen panele, TÜRKSAT A.Ş Genel Müdürü Cenk Şen, Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Yıldız, Atılım Üniversitesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin konuşmacı olarak katıldı.

Politika yapmanın farklı bir iş olduğunu belirten Bensghir, “Politikayı uygulamak ve değerlendirmek ve geleceğe dönük yeni politikalar ve stratejiler benimsemek uzmanlık gerektiren ayrı bir iş" diye konuştu.

Dünyada e-devlet yaklaşımları içinde dört katman olduğunu dile getiren TÜRKSAT A.Ş Genel Müdürü Cenk Şen de “Çalışmalarımız, devlet için, devletten millete, devletten şirketlere, devletten çalışanına bilinciyle ilerliyor.” dedi. E-devletin kamu kurumlarının iş akış süreçlerini sayısallaştırmak noktasında çalışmalarına başladığını da söyleyen Şen, şunları kaydetti: "2016-2019 e-devlet stratejik eylem planına baktığımızda değişen dünya içerisinde bazı etkileşimli yaklaşımların ortaya çıktığını gördük. Sosyal ağlar, yönetişimlik, takip edilebilirlik, hesap verilebilirlik, insanların bu hizmetleri interaktif olarak alması ve bu süreçler doğrultusunda oluşan katılımcılar tarafından ortaya konulan verinin bilgiye uzanan yolculuğunda e devletin katkısının belirlenmesini bir çok çerçeve içerisinde ele aldık."

Prof. Dr. Mete Yıldız ise teknolojinin sağladığı avantajların yanı sıra risklerin de bulunduğunu belirterek bu riskleri nasıl önleyebiliriz?, sosyal medyada yaşanan sıkıntılardan nasıl kurtulabiliriz? bunları düşünerek sorunlar üzerinde çalışmamız gerektiğini söyledi. “Bilişim uçurumu” diye tabir ettikleri bir risk olduğunu ifade eden Yıldız, engelliler, yaşlılar, kırsal alanda yaşayanlar, hizmetlere erişimi zor olanlar için ne gibi sorunlar var bunları düşünerek çözüm yolları üzerinde düşünülmesi gerektiğine vurgu yaptı.

Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin, Atılım Üniversitesinin smart city alt yapısı oluşturmasında önemli adımlar attığını belirterek "Hiçbir strateji son nokta değil biz bu stratejileri uygularken yenilerini yapmak için de çalışacağız. Bunları yaparken yaptığımız hatalardan ders çıkartmalıyız.” dedi.

Hacettepe Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mete Yıldız’ın moderatörlüğünde gerçekleştirilen “Dijital Çağda Kamu Yönetimi ve Politikası: Küresel Bir Perspektif” oturumunun ilk sunumunu, Amsterdam Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Robert C. Kloosterman yaptı.

“Piyasa ve Devlet Ötesi: Ortak Havuz Kaynaklarının Organizasyonu” konulu konuşmasında, kentsel kaynaklara ve ortaklıklara değinen Kloosterman, network ve dijitalleşmenin insan iletişimleri üzerindeki etkisinden bahsetti. Ortak havuz kaynaklarının kullanımında, dijitalleşmenin önemini belirten Kooaterman, “Aktarım masrafları günümüz koşullarında çok arttı, bu nedenle dijital teknolojiler bu ortak havuzların daha etkili kullanılmasını sağlar. Ayrıca sosyal birleşme, güvenlik sorununun çözülmesi, rekabet edebilme gücü gibi birçok etkiyi de yaratır. Bu da elbette ekonomik bir fayda sağlar.” dedi. Dijital teknolojinin bizlere çok şey katacağını söyleyen Kloosterman, devletin de bu konuda politikalar oluşturması gerektiğini vurguladı.

Ardından Prof. Dr. Robin J. Lewis (Moscow & Emeritus Dean, Columbia University, the U.S.), yaklaşımının tamamen deneysel olduğunu belirttiği, “Küresel Perspektifte Kamu Politikası Eğitimi: 3 Ayak ve 7 Anahtar” çalışmasının sunumunu gerçekleştirdi. Yetkin ve kalifiye uzmanların yetişeceği bir politikanın oluşturulması gerektiğin altını çizen Lewis, üç temel ayağın bütün sistemleri dengede tuttuğuna değindi. Lewis, kamu politikaları araştırmalarında, uygulamalı araştırmaya yeterli yer verilmediğini ve problem çözmeye odaklanılması gerektiğini şu sözleri ile belirtti: “Asıl soru, kimin hatalı ya da doğru oldu değil ne yapılması gerektiğidir. Bu noktada ise karşımıza çok önemli dört soru çıkmakta, bunlar ne işe yarar? Ne işe yaramaz? Neden? Burada hangisi işe yarar? Bu bağlantıyı oluşturmak ve sağlıklı yanıtlar vermek çok önemli. Bu doğrultuda benim düşüncem kamu politikalarının siyasetten uzak olup bağımsız çalışılması gerektiğidir.” 

Lewis, kamu politikası için gerekli olan kilit noktaları “disiplinler arasında”, “etkileşimi öğrenme”, “problem çözme”, “bilgiye dayalı olması”, “yeteneğe dayalı olması”, “fakülte ve şüphe” şeklinde sıralayarak “Küresel sorunlara odaklanmak hepimizin görevi. Kamu politikası eğitimi, kamusal problemlerden ziyade insanların hayatta kalması sorununa, ulusal bağlamda değil uluslararası bir çözüm getirme yaklaşımıdır.” dedi.

Michigan State Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eric Strauss, ABD’nin de Türkiye’nin de ortak konuları ele aldığını ifade ederek dijital şehirler ve dijital insanları “Dijital Kentler ve Vatandaşların Dijital Hakları: Amerikan ve Türk Deneyimi” konulu çalışması ile ele aldı. Fiziksel şehir ile dijital şehir arasında karşılaştırma yaptığı çalışmasında, bu dijital şehirlerde kimlerin yaşadığından ve bu insanların neleri önemsediklerinden söz etti. Son 15 yıldır bu konunun e- politika, e- devlet, e- sosyal gibi birçok alanda ön planda olduğunu ve şuan kendilerinin de e- politikayı önemsediklerini ifade eden Strauss, ABD’de ele alınan e-yönetimsel çeşidin “devletten vatandaşa”, “vatandaştan devlete” ve “genel olarak online içerik yönetmeye katılım sağlama” şeklinde olduğunu aktardı. Vatandaşların kendilerinin bir taslak oluşturup devlete önermesinin, bu yönde teşvik edici çalışmalar içerisinde olmaları gerektiğini vurgulayan Strauss, “İnsanlar neden internet kullanıyor?” anketi ile insanların dijital olarak aktif olmak istedikleri sonucuna ulaştıklarını; dijital yönetimin, dijital bir vatandaş olmanın bizlere çok daha iyi bir ortak olma imkanı verdiğini ve interneti kullanma becerisi olmayan insanların da bu sürece dahil edilmeleri gerektiğini ifade etti.

Connecticut Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Edith Barrett, çocukların ve gençlerin dijital medyadan nasıl etkilendiğini, “Dijital Çağda Gençlerin Siyasal Katılımı” çalışması ile değerlendirdi. Medya kullanımının çocukların siyasi eğilimine nasıl etki ettiğini analiz etme amacıyla; x, y, z kuşaklarına dair bilgiler topladığını belirten Barret, yapmış olduğu araştırmayı şu sözleri ile açıkladı: “İnternet,  gazete ve televizyon kullanımları üzerinden 1992, 2002 ve 2012 yılları üzerinden bir değerlendirme yaptık. Gazete okuma oranının çok düşük olduğunu, yıllara bakılmaksızın TV haberlerinden faydalanma oranının da %30 seyrinde olduğunu, ancak internet kullanım oranının son 10 yılda ciddi anlamda arttığını söylemek mümkün. Bu bağlamda da televizyon, gazeteye göre daha pozitif bir etki bırakıyor. İnternet ise mesela daha aktivist, daha hükümet karşıtı bir tutuma itebiliyor insanları. Aslında bu noktada siyasi olarak sosyal medyanın daha aktif olduğunu söyleyebiliriz. Ancak burada herkes kendi düşüncelerini, görüşlerini paylaşıyor. Objektif bir ortam yok, bu sebeple dijital medyanın geleceği için gençlerin okuduklarını anlamaları ve bu ortamlarda her şeyin doğru olmadığını, tarafsız olmadığını idrak etmeleri gerekiyor.”

Yayın Tarihi: 2.11.2017
Okunma Sayısı: 1108
Yayınlayan: SDÜ Basın
Yukarı çık