Süleyman Demirel Üniversitesi

Prof. Dr. İnci Erdem Artan ile “Değişim ve Gelişim” Üzerine

Süleyman Demirel Üniversitesi İnsan Kaynakları İş ve Performans Değerlendirme Uygulama ve Araştırma Merkezi ile Personel Daire Başkanlığı tarafından düzenlenen “Yöneticinin Modüller Seminerleri” devam ediyor.

Sürekli Eğitim Merkezinde Üniversitemiz yöneticilerine verilen seminerler serisinin bu ayki konuğu, Marmara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İnci Erdem Artan oldu.

“Değişimde Liderlik” konusunu ele alan Artan, değişimin artık klişeleşen ve çok sık kullanılan bir söz olduğunu belirterek 1974 yılına kadar değişim ile alakalı herhangi bir kelimeye rastlanmadığını söyledi ve “O yıllardan itibaren inanılmaz bir değişim söz konusu. Özellikle günümüzde değişim fark edilebilecek kadar çok. Biz değişimi nasıl yöneteceğiz? Onunla nasıl yaşayacağız? sorularını cevaplamalıyız.” dedi.

Picasso’nun bir tablosundan örnekler vererek konuşmasını şekillendiren Artan, teknolojinin değişimi kaçınılmaz hale getirdiğini; iletişim, ulaşım ve bilginin global bir etkileşimde olduğunu ifade etti. Değişim ile birlikte birçok fırsat ve tehdidin doğduğunu belirten Artan şunları kaydetti: "Bizleri değişime iten iki önemli etmen var. Bu etmenlerden birincisi değişim etmeni, diğeri ise zorunlu değişim etmenidir. Zorunlu değişimi gerektiren durumlar müşteriler, rakipler, kurallar, kanunlar ve içimizdeki sıkıntılar olabilir. Değişim süreçleri ise uyum, uygulama ve kurumsallaşma şeklinde karşımıza çıkar. Bütün bu değişim süreçlerini yaşayabilmemiz için fırsatları ve tehditleri iyi bir şekilde değerlendirmemiz gerekir.” 

Değişim türlerini "bireysel değişim", "grup değişimi", "örgütsel değişim" olarak sıralayan Artan “Bireysel değişimler bireyin tek başına yaşadığı değişimlerdir. Örgütsel, sosyal veya kişisel nedenler sonucunda ortaya çıkar ve bireyi tek başına etkiler. Grup değişimi, örgüt içinde belli bir grubu değiştiren değişimlerdir. Örgütsel değişimler ise örgütlerin değişimlerini sağlayanlar olarak değerlendirilebilir. Değişime maruz kalanlar yani bizler öğrenerek, yetkinlik kazanarak değişiyoruz.” dedi.

Bireylerin “farkında olarak”, “anlayarak” ve “kabul ederek” uyum sürecini yaşadıklarını ifade eden Artan, “Değişim rüzgarları esmeye başladığında akıllılar değirmeni inşa ederken akılsızlar duvar örer.” mesajını verdi.

SEM’de verilen seminerin akabinde Prof. Dr. İnci Erdem Artan, İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesince düzenlenen “Teknoloji ve İnsan” konulu konferansı ile öğrencilerle buluştu. İİBF Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen konferansta Artan, öğrencilere önemli tavsiyelerde bulundu.

Konuşmasında teknoloji ve insanın ilişkisine değinen Artan “Hepiniz biliyorsunuz ki endüstri 4.0 dediğimiz dalga bütün dünyayı sarmış durumda. İlk olarak Almanya’da ortaya çıkan bu dalga ile Almanya’daki şirketlerin 2019 yılından itibaren insansız şirketler haline gelmesi için çalışıyor. Yapay zeka artık hayatımıza girmiş durumda. Peki bizler bu durumda neler yapabiliriz. Bizler kendimizi geliştirmeliyiz. Bunun için çok çalışmalıyız.  Doğduğumuzdan beri bize hep “bir yere kapak at” deniliyor. Bırakın lütfen bunları, yaşamı ertelemeyin. Zaman bizden bağımsız geçiyor.” dedi.

Artan öğrencilere şu tavsiyelerde bulundu: “Kodlama dilini mutlaka öğrenin yoksa teknoloji ellerinizden kayar ve gider. Bizim neslimiz çocuklarını çok koruyucu olarak yetiştirdi. Onlara sorumluluklar vermekten çekindi. Fakat çocukların merak etmesi, sorumluluk alması ve tek başına hareket etmesi gerekiyor.  Bizler çocuklarımızı kısıtlamaya artık dur demeliyiz. Çocuklarımıza sorumluluklar vermeliyiz. Bütün insanlar hayatı deneyimlemeye geliyor. Bırakın acıyı ve tatlıyı deneyimleyerek öğrensinler. Acı ve ağrı insanlara verilen en büyük nimettir.” 

Artan, Üniversitemiz Rektörü Prof. Dr. İlker Hüseyin Çarıkçı'yı da makamında ziyaret etti. 

Yayın Tarihi: 27.10.2017
Okunma Sayısı: 2020
Yayınlayan: Kurumsal İletişim Merkezi
Yukarı çık