Süleyman Demirel Üniversitesi

Şehit Eşi ve Annesinin “Vatan Duruşu”

Süleyman Demirel Üniversitesi Sütçüler Prof. Dr. Hasan Gürbüz Meslek Yüksekokulu “Bir Şehit Annesi Gözüyle 15 Temmuz’un Ardından” başlıklı bir konferans düzenledi. Hukuk Fakültesi Konferans Salonu’nda gerçekleştirilen etkinlikte, şehit annesi ve eşi Nihal Olçok, yaşadıklarını anlattı.

Konferansın açılış konuşmasını yapan SDÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Sedat Aktan "Zor zamanlardan geçiyoruz. Modern zamanların kişiliklerini ve yozlaşmayı konuşuyoruz. Ama 15 Temmuz'da öyle bir şey yaşadık ki döktüğümüz kanlar, geçirdiğimiz vakitler... Tüm bunların düşmanlarımızın kalbinde korku oluşturduğunu düşünüyorum." dedi.

Salondakilere o geceyi ve yaşadığı hissiyatı aktaran Nihal Olçok da eşinin ve oğlunun öldüğünü öğrendiğinde kendisinin de yaşamayacağı hissine kapıldığını söyleyerek "10 ay oldu. 16 Temmuz sabahı biri bana sen takat bulacaksın ve Isparta'ya gidip Olçak ile Abdullah’ı anlatacaksın dese, ben yaşayacak mıyım ki derdim." dedi.

FETÖ’nün 15 Temmuz darbe girişiminde oğlu Abdullah Tayyip Olçok ve eşi Erol Olçok’u şehit veren Nihal Olçok, vatan sevgisi ile her türlü ihanetin yok edilebileceğinin bir kez daha kanıtlandığını söyledi.

O gün ne oldu?

Eşinin o gün Abdullah ve diğer çocukları Şamil ve Emir ile yemeğe çıktığını, kendisini de arkadaşlarıyla bir toplantıda olduğunu belirten Olçok, kalkışmanın olduğunu anladıktan sonra evine geldiğini, eşinin de oğullarını alarak eve getirdiğini kaydetti.

Abdullah ile Kısıklı'ya giden eşinin rastgele bir kurşunla şehit edilmediğini sözlerine ekleyen Olçok, eşinin bir keskin nişancı tarafından vurulduğunu, oğlunun da babasına ulaşmaya çalışırken yaralandığını aktardı.

“Abdullah nasipli bir çocuktu. Allah onu şehitlikle nasiplendirdi”

Abdullah'a her zaman ‘Abdüş’ diye hitap ettiğini, bu hitabın oğluyla kendisi arasında bir anlamı olduğunu söyleyen Olçok, Abdullah'ın çok nasipli biri olduğunu, Allah'ın onu şehitlikle nasiplendirdiğini vurguladı.

“Ben perdemi başka türlü kapattım, Karacaahmet 54. pafta”

Olçok, “Bütün bunlara düzmece, senaryo, tiyatro diyenlere sesleniyorum. Ben perdemi başka türlü kapattım, Karacaahmet 54. pafta. Benim avucuma sonsuz bir özlem, derin bir hüzün, hiç söndüremeyeceğim acım kaldı.” diye konuştu.

15 Temmuz'da eşi ve oğlu gibi yüzlerce insanın kahramanlık gösterdiğine dikkati çeken Olçok, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'la görüşmesinde “Şehit olan bu 250 kişi dağınıktı. Çeşitli yerlerdeydi. Allah şahit olsun bana. Bu 250 kişi bir arada olsaydı, Kudüs bizimdir. Kudüs'ün ikinci fethini yaşardık.” dediğini kaydetti.

Yayın Tarihi: 17.5.2017
Okunma Sayısı: 4373
Yayınlayan: SDÜ Basın
Yukarı çık